Dr. Ahmet İnam
Son Yazısı
15.01.2026Dr. Ahmet İnam: İslam, Batı için tolere edilebilir olduğu sürece kabul edilebilirdir; ancak hakikat iddialarıyla kamuoyunda görünür hale geldiğinde kısıtlanması gereken bir olguya indirgenir.
1. “Batı” kavramının üzerine kurulduğu temeller nelerdir ve Batı’nın İslam algısı hangi tarihsel, kültürel ve teolojik zeminde gerçekleşmektedir? Günümüzde bu algı hangi biçimlerde sürüyor? Batı’nın kendisini “West = Batı” olarak adlandırması, zaman zaman sanıldığı gibi Soğuk Savaş’la başlamaz. Bu adlandırma, tarih boyunca kendisine bir “öteki” inşa ettiği her dönemde farklı temeller üzerine kurulmuştur. Kimi zaman Ortodoks Hristiyanlığa karşı —Doğu ve Batı kiliseleri ayrımı üzerinden— kimi zaman da kolonyalizmin başlangıcıyla birlikte “Orient” olarak isimlendirdiği İslam dünyasına karşı bu tanımı kullanmıştır. Yani “Batı” kimliği, sabit bir kültürel gerçeklikten ziyade, karşısında konumlandırdığı dünyaya göre şekillenen ideolojik bir inşadır. Dönemlere göre bu inşanın temelleri de değişmiştir. Ortodoks dünyaya karşı Katolik Hristiyanlık; İslam dünyasına karşı ise hem Hristiyanlık hem de sekülerizm birlikte konumlandırılmıştır. Buna ek olarak Batı, kendi anlatısında bu kimliğini adalet, eşitlik, özgürlük, insan hakları, hümanizm ve demokrasi gibi evrensel olduğu iddia edilen değerler…
