Günümüz İslami Hareket Liderlerinden Raşid el-Gannuşi’ye Seküler Faşizmin Zindanlarında Ağır Tecrit


Günümüz İslami Hareket Liderlerinden Raşid el-Gannuşi’ye Seküler Faşizmin Zindanlarında Ağır Tecrit

​İslam dünyasının son yüzyılda yetiştirdiği en önemli düşünür ve siyaset adamlarından, Tunus Nahda Hareketi lideri ve eski Meclis Başkanı Raşid el-Gannuşi, 85 yaşında olmasına ve ciddi sağlık sorunları yaşamasına rağmen zindanlarda ağır tecrit ve eziyet şartları altında direnmeye devam ediyor.  

​Geçtiğimiz günlerde sosyal medyada ve çeşitli haber mecralarında Gannuşi’nin zindanda vefat ettiğine dair iddialar dolaşıma girdi. İddiaların ardından şehadet haberlerinin asılsız olduğu ancak ciddi sağlık sorunları yaşadığı, son ayda altı kez hastaneye kaldırıldığı, son olarak da bayılarak bilinç kaybı yaşadığı gündeme geldi.

​Tunus'taki mevcut diktatörlük rejimi, tıbbi durumu hakkında ailesine ve avukatlarına tam bir bilgi karartması uygulayarak günlerce kendisinden haber alınmasını engellemektedir. ​Tıbbi kayıtlarının gizlenmesini, ailesi ve hukuk ekibiyle görüştürülmeyerek tamamen izole edilmesini protesto eden Gannuşi, hastanede kaldığı süre boyunca açlık grevine başlamıştır.

​Gannuşi; fikrî birikimi, felsefi derinliği ve İslam düşüncesine kazandırdığı özgürlükçü, adil ve kuşatıcı yaklaşımla sadece Tunus’un değil, tüm İslam aleminin ortak değeridir. ​Arap halk ayaklanmaları sürecinde Tunus’u diktatörlükten kurtarmak için ömrünü adayan Gannuşi, sandıktan zaferle çıktıktan sonra da iktidar hırsına kapılmamıştır. Emperyalist güçlerin, siyonist aklın ve coğrafyadaki işbirlikçi seküler azgınların ülkeyi bir kan gölüne ve iç savaşa sürükleme tahriklerine karşı yüksek bir sağduyu, basiret ve soğukkanlılıkla yanıt vermiştir. Ülkesini bir ateş çemberine düşürmemek adına dava arkadaşlarıyla birlikte büyük fedakarlıklar yaparak onurlu ve müsamahakar duruşun dünya tarihindeki en büyük örneklerinden birini sergilemiştir.

​Buna rağmen, bugün Tunus'ta yönetimi gasp eden seküler faşizm ve darbeci akıl; 85 yaşında ciddi hastalıklar yaşayan bir ilim adamını, Birleşmiş Milletler ve Afrika İnsan Hakları Mahkemesi'nin "keyfi tutukluluğa son verilsin" kararlarına rağmen zindanda ölüme terk etmektedir.

​Gannuşi’nin maruz kaldığı bu zulüm karşısında uluslararası toplumun, Batılı "insan hakları" havarilerinin ve ne yazık ki İslam aleminin sergilediği suskunluk, küresel sistemin ve kukla rejimlerin ahlaki çöküşünü bir kez daha gözler önüne sermektedir.

​Raşid el-Gannuşi’nin zindanda hayatını kaybetmesi, sadece Tunus için değil, tüm İslam dünyası ve insanlık onuru için telafisi imkânsız bir leke olacaktır.

​Bütün sivil toplum kuruluşları, Müslüman mütefekkirler, insan hakları savunucuları ve uluslararası diplomatik misyonlar derhal harekete geçmeli; Tunus yönetimine baskı kurularak tıbbi verilerin açıklanması, ailesi ve avukatlarıyla kısıtlamasız görüşmesi ve insani gerekçelerle derhal serbest bırakılması sağlanmalıdır.

​Yürüyüş Yarım Kalmayacak!

​Seküler faşizm ve arkasındaki emperyalist güçler zannetmesin ki zindanlar, tecritler ve eziyetler hakikat yürüyüşünü durdurabilir. Tunus’ta gerçekleşen ve coğrafyamızın dört bir yanında da dalga dalga yayılan tevhid, adalet ve özgürlük yürüyüşü, zalimlerin heveslerini kursaklarında bırakacak ve muhakkak nihai zafere ulaşacaktır.

​Zalimler nasıl bir devrimle devrileceklerini yakın zamanda görecek; bilge önderlerin ektiği adalet tohumları mutlaka yeşerecektir.

Yorum Yapın

İlginizi çekebilir